
Tarihi kentin adının nasıl ortaya çıktığına dair uzmanlar çeşitli görüşlerde bulunmaktadır. Çeşitli görüşlere göre o dönemlerde suça karışan kimselerin cezalandırılması amacıyla bu çukura sarkıtılıp öldürüldüğü ifade edilmekte ve isminin buradan geldiği düşünülmektedir. Diğer bir rivayete göre şehrin etrafında şekilenen ve 30-40 metre derinliğe ulaşan obrukta yağmur sularının biriktiği ve içinde bulunan frekslerin çamur rengine dönüştüğü isminin de bu sebeple KanlıDivane olduğu tahmin edilmektedir.
Mersin şehir merkezinin 60 kilometre batısında, Erdemli ilçesine bağlı Yemişkumu semtinde yer almaktadır. Kent, toplam alanı 12.000 metrekare, çevresi 413 metre, derinliği 50 metre olan Kanlıdivane Çukuru’nun etrafına kurulmuş, Helenistik dönemden geç antik çağa (2.yy) kadar yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. MÖ 7. yüzyıla kadar). Bazı tarihi kaynaklarda Kanlıdivane olarak adlandırılan bu antik kent, en parlak dönemine MS 4. yy’da ulaşmıştır. Antik kentte Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılar görülebilmektedir. Hepimizin bildiği gibi bölge, Türkiye’nin egemenliğine girdikten sonra Türkmen aşiretleri tarafından kışlık mesken olarak kullanılmış ve bu gelenek günümüzde de devam etmektedir. Kanlıdivane, 19. yüzyılın ortalarında Fransız gezgin Victor Langlois tarafından keşfedilmiş ve 1970’lerde yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır.
Mersin İl Özel İdaresi ve Mersin Üniversitesi’nin ortaklaşa yürüttüğü proje ile gerçekleştirilen çevre düzenlemesi, bitki temizliği ve dolgu toprak temizliği, Kanlıdivane antik kenti hakkında yeni bilgiler ortaya çıkardı. Bu şehrin en önemli özelliği, birçok yapının zeytin işleme atölyesi olarak kullanılıyor olmasıdır. Bu kalıntılar, tarım ekonomisinin gelişiminin ve zeytinin bölgenin tarım ürünlerinin günlük yaşamda kullanımının önemli izleri olup, aynı zamanda ticaret yapısı kavramını da sağlamaktadır. Ayrıca bir kısmı bugün hala görülebilen sur kalıntıları da Hellenistik kalenin varlığını kanıtlamaktadır. Kanlıdivane kentinde de çok sayıda sarnıç bulundu ve antik limanla bağlantısı da ortaya çıktı. Kesme taşlarla döşeli Roma yolunun izleri halen görülebilen eserlerdendir.
HELENİSTİK KULE
Görünüşü “Cennetin ve Cehennemin Düşüşü”ndeki bina yapısına benzer. Kanlıdivane tankının güney ucunda bulunan çokgen bir bloktan inşa edilen kule, MÖ 2. yy’da Tarkyaris’in oğlu Şehzade Tuekros tarafından Zeus Olbios’a ithafen yaptırılmıştır. Kule Bizans dönemine kadar kullanılmış ve üç odadan oluşmaktadır. Taşın üzerindeki yazıt, yapı ile Orba rahibi arasındaki ilişkiyi anlatmaktadır.
OBRUK VE ARMARONXAS AİLE KABARTMALARI
Obruğun güney duvarında yer almaktadır. 4 x 2 metre ölçülerindeki bir nişin içinde yer alan kabartma, işçiliğinde özensiz ve kaba olarak betimlenmiştir. Altı kişilik bir aileyi betimleyen kabartmada anne ve baba dört çocuğunun yanında oturuyor. Rölyefin sağ tarafında yer alan yazıt, ailenin adını taşımaktadır.
KİLİSELER VE EV KALINTILARI
Kanlıdivane Obruğunun çevresinde düzensiz bir yerleşime sahip. Büyük bölümü tahrip olan yapıların en eskileri Geç Helenistik döneme uzanıyor. Çukurun kuzey kenarında yer alan üç nefli büyük Bizans kilisesi (MS 6. yüzyıl) bu yapı grubunun en dikkat çekeni. Obruğun kuzeybatısında mezarlık alanı (nekropol), batı kenarında ise bazilika bulunuyor.
ÇANAKÇI NEKROPOLÜ
Kanlıdivane Antik Kenti’ndeki en eski mezar yapısı olarak kabul edilir. Çukurun batısında, birkaç kilometre ötede lahitler ve dokuz kaya mezarı yapısı bulunmaktadır. Kayaya oyulmuş mezar figürleri arasında silahlı ve kılıçlı askerler ile başları örtülü kadın figürleri de bulunmaktadır. Mezarlardan birinin üzerindeki bir yazıtta, mezarın sahibi Apas, mezarını soymaya çalışanların Zeus, Helios ve Athena’nın tapınaklarına para cezası ödemesi gerektiğini söyler.
ABA’NIN MEZARI
Kanlıdivane Çukuru’nun kuzeyinde, mezarlık alanının üzerindedir. Antik kentlerin araştırılmasında referans olarak kabul edilen MS 2. yüzyıla ait mezar taşı yazıtlarında kentin adı Canytellis’ten geçmektedir. Bu türbe, şehirde yaşayan soylulardan Aba adına yaptırılmıştır.
KANLIDİVANE ÜCRET VE ZİYARET BİLGİLERİ
1 ekim 1 nisan arası haftanın 7 günü ziyarete açık 8:30-17:00 arası
giriş ücreti ise 10TL.
KANLIDİVANEYE NASIL GİDİLİR
Mersin’in 60 kilometre batısında yer almaktadır. Erdemli ilçesine bağlı Yemişkumu semtinden 3 kilometrelik bir yol ören yerlerine çıkıyor. Kanlıdivane’ye Mersin-Antalya karayolu üzerinden, Antalya’ya 414 kilometre, İstanbul’a 946 kilometre, Ankara’ya 547 kilometre ve İzmir’e 849 kilometre uzaklıktadır. KanlıDivane’ye en yakın havaalanı Mersin’e komşu bir şehir olan Adana’dadır. Adana Şakirpaşa Havalimanı, Kanlıdivane’ye 138 km uzaklıktadır. Havalimanından HAVAŞ servisi düzenli olarak Mersin’e uçmaktadır. Adana-Mersin arasında TCDD tren ve otobüs seferleri de bulunmaktadır. Silifke minibüsü ile Mersin otogarından Kanlıdivane’ye gidebilirsiniz. Kanlıdivane Antik Kenti, bölgenin tarihi ve kültürel geçmişine tanıklık edebileceğiniz, doğa ile baş başa kalabileceğiniz Mersin’de görülmeye değer yerlerden biridir. Akustik yapısı ile zaman zaman konserler düzenleyen Kanlıdivane, Akdeniz’in en görkemli antik kentlerinden biridir.